background








Sultanahmet Köftecisi’nden üniversitelilere destek

Tarihi Sultanahmet Köftecisi, İstanbul Üniversitesi ile Sabancı Üniversitesi’nin yıl sonu etkinliklerine sponsor olarak destek sağladı.
İstanbul Üniversitesi’nde ‘’Bahar Şenliği’’, Sabancı Üniversitesi’nde ise ‘’Offtown Festival’’ adı altında düzenlenen yılsonu etkinliklerine binlerce öğrenci katıldı.
İstanbul Üniversitesi’nin Avcılar Yerleşkesindeki şenlikte, birçok sanatçı; Sabancı Üniversitesi Yerleşkesi’ndeki ‘’Offtown Festivali’nde ise Jay-Jay Johanson, Yüksek Sadakat, Bedük, Athena ve Candan Erçetin sahne aldı.
Konserler ve diğer etkinliklere katılan öğrenciler, doyasıya eğlenerek final sınavları öncesi stres attılar.
Etkinliklere sponsor olan Tarihi Sultanahmet Köftecisi,  94 yıllık lezzetini yerleşkelerde kurulan stantlarda üniversite gençliğine sundu. Usta ellerde, baharat kullanılmaksızın et, ekmek, soğan ve tuzun mütevazı birleşimiyle hazırlanan ve mangal ateşinde pişirilen köfteler,  stantlar önünde kuyruk oluşturan üniversiteliler tarafından adeta kapışıldı.
Tarihi Sultanahmet Köftecisi’nin 3.kuşak temsilcisi Mehmet Tezçakın ve ortağı Murat Koçyiğit, İstanbul ve Sabancı üniversitelerinden gelen sponsorluk taleplerini memnuniyetle kabul ettiklerini belirterek,  ‘’94 yıldır süren geleneğimizde kazandığımızı paylaşmak da önemli bir yer tutuyor. Üniversite gençlerine destek olmaktan büyük mutluluk duyduk.  Geçen yıl da Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü’nün Brandmarker 2012 etkinliğine sponsor olduk. Hem etkinlikler için ikramlar gönderdik hem de  etkinliğe katılan yabancı konukları dükkanımızda ağırladık. Yabancı konukların, ilk kez tattıkları köftemiz ,sunumumuz ve personelimiz hakkındaki yorumları bizleri gururlandırdı’’ dediler.
 







İstanbul Üniversitesi

İstanbul Üniversitesi Bahar Şenliği 2013 Volkan Konak Konseri ile Başladı
“İstanbul Üniversitesi Bahar Şenliği 2013, 
6-11 Mayıs 2013 tarihleri arasında İÜ Avcılar Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek.”
İÜ Öğrenci Kültür Merkezi ve öğrenci kulüpleri tarafından düzenlenen ülkemizin tek ücretsiz bahar şenliği olan İÜ Bahar Şenliği 2013,
6 Mayıs 2013 Pazartesi günü etkinliklerle başladı. İÜ Avcılar Yerleşkesi’nde organize edilen şenliğin ilk gününde öğrenciler, Volkan Konak konseri ile eğlendi, sınav öncesi stres attı.
İÜ Basın ve Halka İlişkiler Müdürlüğü’nün destek verdiği İÜ Bahar Şenliği 2013’ün ilk gününde medya sponsor etkinlikleri, dans gösterileri, müzik dinletileri, kan bağış kampanyası, bungee jumping etkinliği ve teleskop izlencesi gerçekleştirildi. Öğrenciler, akşam saatlerinde Anar Qaracan konseri eşliğinde eğlendi.
Sanatçı Ali Altay’ın sahne almasının ardından, saat 21’de Volkan Konak sahne aldı. Karadeniz ezgileri ve renkli sahne şovuyla muhteşem bir konser veren Volkan Konak’ı yaklaşık 60.000 kişi dinledi. İÜ Avcılar Yerleşkesi Futbol Sahasını dolduran öğrenciler, saat 23.00’a kadar müziğin tadını çıkardı.
Her yıl olduğu İÜ Bahar Şenliği 2013 yine dop dolu. İÜ Bahar Şenliği 2013 kapsamında, 7 Mayıs’ta Umut Kuzey ve Şevval Sam; 8 Mayıs’ta Gripin ve Hande Yener; 9 Mayıs’ta Tuncay Grubu ve Sıla; 10 Mayıs’ta Grup 84 ve Nev; 11 Mayıs’ta Babutsa ve Mustafa Sandal sahne alacak.

İstanbul Üniversitesi Bahar Şenliği 2013Organizasyon Komitesi’nde İÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Recep Güloğlu, İÜ Rektör Danışmanı ve Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Doç. Dr. Ergün Yolcu, İÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Prof. Dr. Hasan Alpak, İÜ ÖKM Müdürü Doç. Dr. Abdulkadir Emeksiz, İÜ Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Çetin ve Arş. Gör. Dr. Funda Yılmaz, İÜ Avcılar Yerleşkesi Koordinatörü Yrd. Doç. Dr. İsak Yılmaz yer alıyor.

İstanbul Üniversitesi 2013 Bahar Şenliği’nin organizasyon ve protokol yetkisi Gözde Büro Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ye verilmiştir.





İSTANBUL' UN 100 KOLLEKSİYONERİ

MEHMET SERACETTİN TEZÇAKIN

Sultanahmet Köftecisi 1920 – 4. Kuşak sahibi - Araştırmacı Nümismat Yazar ve Danışman

Mehmet Tezçakın' ın biriktirme merakı, çocukluğunda başlamış. İlk para koleksiyonuna 15 yaşında eski yabancı paraları toplamakla başlamış. Daha sonra bu hobiyi yaşam tarzına çevirmiş.
1985 yılından günümüze kadar araştırmaya açık ve gizemli bir konuya "Osmanlı İmparatorluğu Kâğıt Paraları" na odaklanmıştır.
Dünyanın her yerinden bulabildiği tüm Osmanlı kâğıt paralarını ve kaimeleri toplayarak bir araya getirmiş ve "Osmanlı Kâğıt Paraları Koleksiyonu" nu oluşturmuş olan Tezçakın bu koleksiyon için ciddi bir servet harcamış.
Mehmet Tezçakın bu birikimi 2005 yılında araştırmacı arkadaşı Güçlü Kayral ile birlikte kapsamlı bir kitap yayımlayarak taçlandırmıştır. Osmanlı İmparatorluğu Kâğıt Paraları adlı eser, Kültür Bakanlığı'ndan kültür yayını belgesi de almıştır.
Tezçakın, bu uğurda harcanan zamanın, özveri ve şevkle verilen emeğin, mesainin çok büyük bir değeri olduğuna da değinmektedir. Tüm dünya da olduğu gibi ülkemizde de devlet büyüklerinin koleksiyonculara gereken değeri vermelerini ve insanların koleksiyonculuğa teşvik edilmelerinin gerekliliğini savunmaktadır.
Tezçakın, dünyanın en önemli müzelerinin koleksiyonlardan oluştuğunu da belirtmektedir.

Alıntı : İstanbul' un 100 Koleksiyoneri (İstanbul' un Yüzleri Serisi 32) Sayfa 130-131


Sultanahmet Köftecisi Kültür Hizmetleri

2000 milenyum da Osmanlıdan Cumhuriyete tüm kâğıt paraları ayrı ayrı cep takvimi olarak bastırıp müşterilerimize dağıttık.
Osmanlı Kâğıt ve madeni paralardan masa takvimi bastırıp dağıttık.
Müşterilere Osmanlı kâğıt paralı duvar takvimleri dağıtıldı.
"Osmanlı İmparatorluğu Kâğıt Paraları" adlı eseri bastırıp Müzeler, okullar ve kütüphanelere dağıttık.
Bereket parası/Diş kirası adı altında tedavülden kalkmış çeşitli Türkiye Cumhuriyeti madeni paralarını 10 senedir turist guruplarına, talebelere ve tüm müşterilerimize dağıtmaya devam ediyoruz. Her sefer gelip ayrı tip paralar isteyen koleksiyona başlayan müşterilerimizin olması bizi çok mutlu ediyor.

Yapı Kredi Bankası NEDİM TÖR Müzesinde İMPARATORLUKTAN CUMHURİYETE KÂĞIT PARANIN ÖYKÜSÜ adlı sergide üç ay süreyle Koleksiyonunu sergiledi.Serginin danışmanlığını yaptı.

Harbiye ASKERİ MÜZE de
1- Uluslararası Dünya Muhasebe Tarihçileri Konferansında
2- 2.Balkanlar ve Ortadoğu Ülkeleri Denetim ve Muhasebe Tarihi Konferansında Osmanlı Kaimelerini sergiledi.

DÜKKÂNIN BİR SALONUNU OSMANLIDAN CUMHURİYETE SÜRESİZ MÜZE TARZI PARA SERGİSİ HALİNE GETİRME ÇALIŞMALARINI SÜRDÜRMEKTEYİZ.


YKB Sergi
YKB Sergi YKB Sergi
YKB Sergi YKB Sergi
YKB Sergi  
Kağıt Para

Osmanlı İmparatorluğu Kağıt Paraları

Mehmet S.Tezçakın

Koleksiyonculuğa başladığım ilk günden beri vitrinlerde, müzayedelerde, esnaf çantalarında Osmanlı Kağıt Paraları'nı hep görmekteydim. Bu kağıt paraların değerinin, bir zamanlar 100 kağıt kuruş, 1 altın lira oranında olmasına rağmen ilgi duyulmaması ve koleksiyoncusunun az olmasından ötürü satılmaması beni üzüyordu. Kendimi bu konuda zorlayarak, bu kaimeleri ve evrak-ı nakdi yeleri nasıl ve ne şekilde saygın bir koleksiyon malzemesi haline getirebilirim düşüncesiyle elimdeki diğer koleksiyonları tasfiye ettim, kondüsyon ve adet gözetmeksizin karşıma çıkan paraları toplamaya karar verdim.

Amacım doğrultusunda epey yol aldığımı hissediyorum. Ancak piyasaya çıkan tüm paraları benim toplamam Osmanlı Kağıt Paraları'nı biriktiren diğer koleksiyonerleri kızdırdı ya da soğuttu ve koleksiyonlarını elden çıkarmaya başladılar. İsteğim dışında gelişen bu durum karşısında, bilinçli koleksiyonerlerin yetişmesine yardımcı olacak bir aktivite ihtiyacı hissettim. Bu amaca uygun en iyi araç, o ana kadar yayınlanmamış olmasından dolayı eksikliği yaşanan, yol gösterici bir katalog olabilirdi. Ancak işlerimin yoğunluğu buna fırsat vermiyordu.

Bu düşünceleri kafamda yoğururken İzmir'den Güçlü Kayral ile tanıştım. Kültürlü, çalışkan, zeki ve araştırmacı bir koleksiyonerdi. Kendi amacının da bu konu ile ilgili makaleler hazırlamak ve bir kitap çıkarmak olduğunu benimle paylaştığında, ortak düşüncemizi beraber gerçekleştirmeye karar verdik ve hemen çalışmaya koyulduk.

Güçlü'nün gösterdiği olağanüstü çalışma, beni de işimden geri kalan zamanlarda konuyla ilgili konsantre olmaya zorladı. Topladığımı tüm materyal ve değişik kaynaklardaki bilgileri ortaya koyarak beraberce bu kitabı çıkarmayı başardık. Kendisine bu çalışması ve performansı için teşekkür ediyor ve kutluyorum. Ortak çalışmalarımızı ileriye taşımayı ve konu ile ilgili eser yaratmaya devam etmeyi ümit ediyorum. Bundan sonraki proje olarak, paraların değerlerini belirteni makale ve hikayelerle zenginleştirilmiş periyodik bir dergi hedeflediğimizi de müjdelemek isterim.

Çalışmam sırasında bana gösterdiği gerek maddi, gerekse manevi hoşgörüsünden dolayı eşim İsabel'e çok teşekkür ederim.

Özverili ve disiplinli bir çalışma sonucu oluşturduğumuz bu eserimizde, koleksiyoncuyu bilinçlendirme ve yönlendirme sistematiğini çok beğenen ve sahip olduğu önemli koleksiyonundan bende olmayan nadir ve tek parçaların görüntülerini bize tereddütsüz veren Yusuf Levent'e; Osmanlı Arşivleri Daire Başkanı Dr. Önder Bayır'a ve Eski Türkçe çevirilerde yardımcı olan Dr. Raşit Gündoğdu ve Beşir Şen'e; Sahip olduğum koleksiyonu toplamamda bana yardımcı olan Dündar Açıkalın, İsa Akbaş, Jak Traves, Nasen-Hanifi Can, Cem Barlok, Mehmet Aslanoğlu, Halil Işıkoğlu, Sami Toroğlu, Samet Tekin, Emin Güngören, Vedat Duman, Sadık Demirkan, Yakup Nakri ve tüm esnaf ve koleksiyoner arkadaşlarıma, çok çok teşekkür ederim.

Güçlü Karyal

Toplamak, saklamak, biriktirmek. Bunlar bence her insanın içinde olan içgüdüler. Kiminde az ya da gizli, kiminde dışarı vurulmuş, hatta hastalık halini almış; ama tamamen doğal. Çok yakın arkadaşımdan duyduğum bir şeydir, "Ne anlıyorsun bu işten!" ya da "Bu kağıt parçasına bu kadar para verilir mi?" Hatta bana deli muamelesi yapıp, yandan bakanlar bile olmaktadır. Bildiğim bir şey varsa o da bu konuda yalnız olmadığım benim gibi birçok insanın aynı sorunlarla karşı karşıya kaldığıdır. İşte bu kitap da, benimle aynı hazzı paylaşabilecek deliler için yaptığımız bir çalışmadır.

Her türlü malzeme, zaman ve konu gözetmeksizin bir koleksiyon konusu olabilir, diye düşünüyorum. Nacak bir konuyu evrensel hale getirerek onu geliştirebilmek, gerçek koleksiyonculuktur. Bu oluşuma en önemli katkı ise, bir eser yaratmaktır.

Numismatik camiasına ilk girdiğim zamanlar, desteğini esirgemeyen ve engin bilgisini benimle paylaşan rahmetli hocam Bülent Coşkun'un bir sözü hala kulaklarımda "Sadece biriktirerek koleksiyoner olunmaz, gerçek koleksiyoner olman için bir eserin olmalı." Bu öğüdü sahiplenerek, o andan itibaren sürekli projeler geliştirdim. Ancak numismatik konularda çıkarılmış birçok yayını gördüğümde, geç kalmış olduğumu hissediyorum. Bir konu hariç: Osmanlı Kağıt Paraları.

O sıralar, çok severek biriktirmeye başlamış olduğum Osmanlı Kağıt Paraları konusunda zorluklar yaşamaktaydım. Özellikle Aldülmecid dönemi paraları karanlık içindeydi. Bu dönemin bilgilerini içeren tutarlı ve güvenilir, yol gösterici bir kaynak olmaması beni çekmeye başladı. 1840-1918 yılları arasında basılıp kullanılan kağıt paralar ile ilgili, gerek eski zamanlarda tutulan ya da tutulmaya arşivlerden dolayı, gerekse o dönemlerde kullanılan arşiv dili ve alfabesin Eski Türkçe olmasından dolayı doğrulayıcı kaynaklar ya yok olmuşlar ya da bir kenarda bekletilmişlerdi.

Bunun da ötesinde, bu dönemde basılan paralar, hal tarafından sevilmediğinden meydanlarda yakılmıştı. Bu yüzden örneklerini bulmanın zorluğu ve özellikle ilk dönem paralarından günümüze çok azının ulaşmış olması araştırılacak derin bir potansiyel olarak duruyordu.

Kısa bir süre içinde "İşte benim konum bu." Deyip kolları sıvadım ve o andan itibaren bütün koleksiyoncu enerjimi ve kaynağımı Osmanlı Kağıt Paraları üzerine odakladım.

Öncelikle konu ile ilgili literatürlerde geçen tüm yazı ve kitapları edinmeye çalıştım. İkinci aşamam, bu eserlerin kaynakçalarına ulaşmaya çalışmak oldu. Osmanlı Dönemi kaynaklarının Eski Türkçe olması nedeni ile bu alanda kendimi geliştirme gereği duyarak Eski Türkçe öğrenmeye başladım. Ancak çalışmalarım bir yerde durdu. Bilgi tamamdı ama materyaller ile desteklenmeliydi. Yani elime paraların kendilerini almam gerekiyordu.

Tam bu aşamada Mehmet Tezçakın ile yollarımız kesişti. Kendisi de benim gibi Osmanlı Kağıt Paraları'na aşkla sarılmıştı. 7500 adetlik muazzam bir birikimi yapacak kültürü ve en önemlisi projeleri vardı. Bu noktada beraber hareket etmeye karar verdik ve sonucunda bu katalog-kitap ortaya çıkmış oldu.

Bu kitap Osmanlı Kağıt Paraları ile ilgili tüm bilgileri tamamlamıştır, diyemiyoruz. Bu sadece nir noktada kesit alarak yapılan bir başlangıç. Yeni küpürler, baskılar, görülmemiş harfler çıkabileceğini öngörüyoruz. Bu düşünce ile çalışmalarımızı devam ettirmeyi ve yeni yayınlar hazırlamayı hedefliyoruz. Bizim dışımızda, kültürümüzde önemli yeri olduğuna inandığımız bu konuya ilgi duyan ve diğer araştırmacı ve koleksiyoncuların da çalışmalarının olmasını arzu ederiz. Bu kitabı baz alarak ortaya konulacak eserler ve bulunacak yeni bilgiler bizi memnun edecektir.

Ortak zamanlarımızdan çalarak bu kitap için ayırdığım vakitlerde bana gösterdiği anlayış ve destek için eşim Banu'ya oğlum Sarp'a; tecrübelerini ve fikirlerini benimle paylaşan Erdal Birleşik'e teşekkür ederim.

Böyle bir çalışmayı fikir olarak destekleyip sahip çıkan ve imkan yaratan, değerli dostum ve ağabeyim Mehmet Tezçakın'ı özellikle kutlamak istiyorum. Kendisine birlikte yaptığımız mesailer boyunca bana göstermiş olduğu güven, destek ve sabır dolayısıyla teşekkür ederim.

İmparatorluktan Cumhuriyete Kağıt Paranın Öyküsü

Güçlü Kayral, Mehmet Tezçakın

Nümismatik, para, madalya ve para yerine geçen jeton ve diğer materyallerin tanımlanması ve tarihiyle uğraşan bilimdir. Sözcüğün kökeni, Latincede para anlamnıa gelen "numisma"dan gelmektedir.

Para koleksiyonculuğu neredeyse para tarihi kadar eskidir. Milattan önce, Romalılar zamanında başladığı kabul edilmektedir.

Numismatik bilimi arkeoloji, paleografi, din tarihi, mitoloji, kronoloji, metroloji, coğrafya, ekonomi, ekonomi tarihi, siyasal tarih, sosyoloji gibi bilim allarıyla çok yaknı ilişki içinde bulunur.

Tarih öncesinden ortaçağa kadar olan süreçte kurulan devletlerin ve devleri yönetenlerin ad ve unavnlarının ortaya çıkarılmasında, yaşam sürelerinin belirlenmesinde, kaybolmuş uygarlıklar, kentler, yerleşim yerleri ve anıtların tespitinde nümismatik malzemeler kesin kanıtlar sunmaktadır.

Ayrıca, paraların kullanıldığı dönemin ekonomik, toplumsal ve siyasal yapısının ortaya konulmasında, dinsel inançların tespitinde tarih bilimine yardımcı olmaktadır. Yazılı tarihlerde anlatılan olayların kanıtlanması nümismatik sayesindedir.

Numismatik olmadan tarih, tarih olmadan da nümismatik tezler kurulamaz.

Oluşturduğumuz bu sergi, Türkiye'nin son iki yüz yıllık mali ve sosyal tarihini kağıt paralardaki izlerden anlatmaya çalışmıştır.

Bu dönem Türk tarihi açısından çok önemli bir dönüm noktasıdır. 500 yıl boyucna savaş ekonomisiyle yönetilmiş bir imparatorluk, sanayi devrimi sonrası dünyada oluşan yeni ekonomik düzene ayak uyduramayarak iflas etmiş ve tarihe gömülmek zorunda kalmıştır.

Bu kitapta, batıya ayak uydurmak için yapılan reformlar, girilen savaşlar, bölünmeler ve sonunda yeni cumhuriyetin kurulması, yeni dönemdeki devrimler ve değişimler kağıt paraların tanıklığında anlatılmaktadır. Bu anlatım tamamen nümismatik bakış açısıyla değil, hayatın içinden ve tarihin akışına göre sosyolojik olaylar üzerinden yapılmaya çalışılmıştır. Serginin konsepti de aynı yöndedir.

Koleksiyonerlerin tutkulu araştırmaları, maddi ve manevi büyük özverilerle toplamaya çalıştıkları eserlere sahip çıkarak koleksiyonlar halinde biriktirdikleri ve kültürümüze kazandırdıkları eserler, birçok değerimizi ve geçmişimizi günümüzde taşıyabilmiştir. Ancak, Türkiye'de koleksiyonerliğin ve özellikle de numismatik konusunun önemi maalesef yeterince algılanamamıştır. Bu yüzden dünyadaki para koleksiyoncluğunun çok gerisindedir.

Gelişmiş ülkeler koleksiyonculuğu desteklerken, Türkiye'de 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası ile bu kısıtlanmıştır.

Bu sene 40'ıncı yaşını kutlayan Türk Nümismatik Derneği, günümüze kadar yayınladığı 40 adet bülten, 5 adet özel sayı, 2 adet hatıra sayısı ve 1 adet sempozyum kitabı ile Türkiye'de bu konuda çalışan en ciddi organizasyondur. Ayrıca İzmir Numismatik Derneği de 12 senedir faaliyetlerini aynı amaçla sürdürmektedir.

Türkiye'de para koleksiyonculuğunun hak ettiği düzeye gelebilmesi için, üniversitelere, yazılı, görsel ve işitsel iletişim organlarına, müzelere, özellikle bankacılık ve finans alanında etkinlik gösteren büyük kamu ve özel sektör kuruluşlarına büyük görevler düşmektedir.

Bu bağlamda, gerek oluşturduğu koleksiyonlarla, gerekse koleksiyoncuları bir araya getirip bir konsept etrafında yeni sergi imkanı tanıyarak yarattığı fırsatlarla kültürümüze ve koleksiyonculuğa yaptığı katkılar için Yapı Kredi ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık A.Ş.'yi kutlarız.

Ayrıca bu serginin oluşturulmasında koleksiyonlarını açarak nadir parçaların sergilenmesine rıza gösteren, kitap künyesinde adı geçen koleksiyonculara ve sergilenecek bazı materyallerin teminine destek sağlayan Nahsen Can'a, Samet Tekin'e ve Mert Erdumlu'ya teşekkür ederiz.

Diş Kirası Türk toplumunda para ile ilgili güzel gelenekler var; bunlardan biri uğur ve bereket getirdiğine inanılan, cüzdan, cep ve kesede harcanmadan saklanan Bereket parası denilen sembolik para. Diğeri ise Diş kirası; Osmanlı İmparatorluğu döneminde yemeğe misafir davet edilerek ağırlanır, yemek sonrası misafire diş kirası olarak para verilirdi. Bereket parası / Diş kirası adı altında tedavülden kalkmış çeşitli Türkiye Cumhuriyeti madeni paralarını 10 senedir turist gruplarına, talebelere ve tüm müşterilerimize dağıtmaya devam ediyoruz. Her sefer gelip ayrı tip paralar isteyen, koleksiyona başlayan müşterilerimizin olması bizi çok mutlu ediyor. Eski geleneklerimizi hatırlatıyoruz.
Türk Osmanlı Yemek Kültürü Projesi Tarihi Sultanahmet Köftecisi - Selim Usta İlkokul Öğrencilerini Ağırlıyor Bu sene 90. Kuruluş yılını kutlamaya hazırlanan Tarihi Sultanahmet Köftecisi - Selim Usta Ankara'da İlkokul öğrencileri için bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirecek. 1920 yılında Mehmet Seracettin Tezçakın tarafından kurulan ve dört nesildir Tezçakın Ailesinin işlettiği Tarihi Sultanahmet Köftecisi - Selim Usta maddi beklentiler ve hedefler yanında manevi görevlerini de bu projeyle yerine getirecek. Tezçakın ailesi her sene tekrarlanacak proje ile çocukların sosyalleşmelerini sağlamayı ve kültürümüze ait değerleri hatırlatmayı amaçlıyor. Tarihi Sultanahmet Köftecisi - Selim Usta ilkokul öğrencilerini ve sınıf öğretmenlerini hafta içi öğle yemeğinde ağırlayarak köfte, piyaz, pilav ve irmik helvasından oluşan klasiklemiş mönüyü ikram edecek. Proje kapsamında, öğrencilere "Hoş geldiniz, afiyet olsun, güle güle" diyerek müşteri gibi davranılacak ve lokantada oturarak yemek yeme kültürü vererek sosyalleşmelerine katkı sağlanacak. Türk mutfağında önemli yeri olan köfte, piyaz gibi tatlarla ve bu kaliteyi sunan bir markayla tanışacak öğrencilere, yemek sonunda geleneklerimizde yeri olan diş kirası ve bereket parası da verilecek. Böylelikle günümzde unutulmaya yüz tutan bir geleneği de yaşatarak öğrencilerin kültürümüzle ilgili bilgilenmeleri de sağlanacak. Sağlıksız besinlerden, öğün arası ayakta atıştırılan içeriği belirsiz yiyeceklerden uzak durmalar ıiçin gerekli farkındalığa ulaşmalarına zemin hazırlamayı da amaçlayan Tezçakın Ailesi, 1920 senesinde kurulmuş bir köfteci dükkanının bugün 4.nesil aile işletmesi olarak nerelere geldiğini 15 dakikalık barkovizyon gösterisi ile sunacak.